Osman Nuri Koçak

Osman Nuri Koçak
  • Doğum Tarihi 1952
  • Doğum Yeri Ortaoba Köyü
  • Meslek

Öğretmen, gazeteci, siyasetçi, kırtasyeci, harfiyatçı, kahveci, yazar, şair, müzisyen... Pek çok farklı yöne sahip, renkli bir kişilik Osman Nuri Hoca. Tüm yönleri ile de Karaman'da kendini kabul ettirmiş, sevilen sayılan, aranan isimlerden Osman Nuri Koçak, Adem Kocatürk ile 2017 yılında yaptığı röportajında, kendisini şöyle anlatıyor:

"65 Yaşımı bitirdim. Bir ay sonra da 66’yı bitireceğim nasip olursa.

Karaman’ın Ortaoba Köyünde, bir Bozkır’ın ortasında iki analı, 12 öz 2 üvey 14 kardeşli bir Türkmen ailesinin 8. Sıradaki çocuğuyum.

Elbise yerine Zubunun giyildiği, Sabun yerine aşkarın kullanıldığı, hayvan gücü ile yüzlerce dönüm arazinin işlendiği, bit ile, pire ile, kene ile uyum sağlamış bir yaşamdan gelmekteyim.  Ağaç olarak evimizin avlusunda dolaplı acı su kuyusunun başında bulunan bir Akasya tek yeşil zenginliğimizdi.

Evlerimizin güney yönleri adam boyu kum yığınlarıyla doluydu. Çünkü ovada esmeye ve kaldırdığı kum taneciklerini önünde sürüklemeye başlayan öğle yelini tek karşılayan yükseltiler duvarlarımızdı. Getirdiği kumların bir kısmı da oralarda gün gün boy atardı.

Bu çetin şartlara uyum sağlayarak, yarısı daha yaşamın ilk yıllarında dayanamayarak çekip giden kardeşlerimizden arta kalarak yaşama tutunabilmiş birisi olarak çakırdikenleri ile birlikte aynı zorluklara dayanarak büyüdük.

Babam İdadilerde okumuş Türkmen Ovasının en aydın kişisi diyebileceğimiz birisiydi. Bizi okutmak istiyordu. Karaman’dan bir ev alarak, eşlerinden birisini (Anamı) buraya getirdi ve okuma serüvenimiz başladı.

İlk ve Ortaokulu Karaman’ da okudum.

Öğretmen okulu sınavlarını kazanarak Akşehir Öğretmen Okulunda okudum ve 1969/70 yılında öğretmen oldum. Aynı yıl atandım.

Paşabağı; Sürgüç, Kisecik, Ortaoba köylerinde ve iki yıl da Karaman Merkez İbrahim Bey okulunda öğretmenlik yaptım.

1977 yılında TÖB-DER Başkanı seçildim. 25 yaşında fırtına ile imtihanımız başladı. Dünyanın dört bir yanından kara bulutlar getiren fırtınalar beni de etkisine almıştı.  Devrimci cenahta saf tuttuk.

Bu arada Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Akademisi sınavlarını tam puanla kazandım. Ancak ikinci sınıftan sonra fırtınalı yılların savurması ile okula gidemedim. 1980 de öğretmenliğim sona erdi. Cezaevine girdim. Çıktıktan bir süre sonra okulumdan davet aldım. Ama yaşam o kadar hızlı ilerliyordu ki, okumak ameliyesi çok gerilerde kalmıştı.

Köylerde çalıştığım yıllar benim eskiden beri var olan okuma yazma tutkumun tavan yaptığı yıllar oldu. Bu çabamı en zor günlerimde dahi hiç bırakamadım.

Karaman’ın Sesi Gazetesi yazma tutkumu gerçekleştirdiğim saha oldu bana. Daha sonra da Karaman’da Uyanış Gazetesinde yazmaya devam ettim."

DEĞERLENDİRME 3.0

İçeriği Nasıl Buldunuz?

Captcha