Bekir Sıtkı Erdoğan

Bekir Sıtkı Erdoğan
  • Doğum Tarihi 08.12.1926
  • Ölüm Tarihi 24.08.2014
  • Doğum Yeri Karaman
  • Meslek Şair

08 Aralık 1926 tarihinde Karaman’da doğdu.

Karaman Gazi İlkokulu, Karaman Ortaokulu, Kuleli Askerî Lisesi (1946), Kara Harp Okulu (1948) ve Piyade Sınıf Okulu mezunu. Erzurum, Çankırı ve Ankara’da on yıl kıta hizmetinde piyade subayı olarak görev yaptı.

(1948-59). Ankara’da görevli olduğu yıllarda (1953-57) Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türkoloji (Türk Dili ve Edebiyatı) Bölümünü (1957) bitirdikten bir süre sonra (1958) Deniz Kuvvetleri Komutanlığına geçti. 1959’da Beylerbeyi Deniz Astsubay Hazırlama Okulu Türkçe öğretmenliğine atandı. Üç yıl sonra İstanbul Heybeliada Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulunda edebiyat öğretmeni olarak (1963-74) görevlendirildi.

Bu arada İstanbul Atatürk Kız Lisesi, Site ve Marmara kolejlerinde geçici görevle edebiyat dersleri okuttu. 1974 yılında kıdemli öğretmen albay rütbesiyle emekliye ayrıldı. Emekli olduktan sonra da Kadıköy Özel Marmara Kolejinde, Moran Lisesinde (1979-80) ve Özel Alman Lisesinde on iki yıl Türkçe-edebiyat öğretmenliği yaptı. Edebiyatın dışında hattatlıkla da uğraştı. Vefatına kadar tüm hayatını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürdü.

Bekir Sıtkı Erdoğan, 25 Ağustos 2014 günü tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde hayata gözlerini yumdu. İkindi namazını müteakiben Selimiye Camisinde kılınan cenaze namazından sonra son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze töreninde kızı Sahil Dural ve torunu Alper Erdoğan taziyeleri kabul etti. Çok sayıda kişinin katıldığı cenaze töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan torun Alper Erdoğan, “Türkiye olarak milli bir şairimizi kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun” dedi. Erdoğan’ın cenazesi memleketi Karaman’a götürülerek burada toprağa verildi.

Bekir Sıtkı Erdoğan, şiirle ilgilenmeye ilkokulun dördüncü sınıfında iken başladı. Şiir çalışmalarını Kuleli Askeri Lisesinde okurken yoğunlaştırdı. İlk şiiri 1944 yılında İstanbul dergisinde yayımlanmıştı. Şiirleri sonraki yıllarda Çınaraltı, Yedigün, Şadırvan, İstanbul, Türk Yurdu, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Hisar (rubaileri), Çağrı, Türk Ocağı, Millî Kültür ve Türk Edebiyatı (sürekli) dergilerinde yer aldı. Eserlerinin büyük bölümünü aruz ve hece ölçüsüyle yazdı. Zaman zaman serbest vezni kullansa da biçim ve konu bakımından daha çok âşık tarzı ve divan şiirinden esinlenen eserler verdi. Hancı (Binbirinci Gece)Asker Mektubu, Kışlada Bahar gibi şiirlerinde saz şiiri geleneğini ustaca kullandığı, bu geleneğe yeni, canlı tatlar getirerek biraz bohem, hatta dervişâne duygular kattığı görüldü. Ayrıca divan şiiri geleneğinden de yararlanmıştır. Âşık Ömer tarzının sevilmiş, oturmuş âhengiyle aruzun iç musiki değerlerini kaynaştıran Erdoğan, Rıza Tevfik ile Faruk Nafiz Çamlıbel’i çağrıştıran bir üsluba sahiptir.

Hancı, Göz Göz Oldu Yüreğim adlı şiirleri S. İnal, Rüzgâr Kırdı Dalımı ve Kışlada Bahar şiirleri S. Erköse tarafından klâsik Türk müziği formunda bestelendi. Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı tarafından Cumhuriyetin 50. kuruluş yıldönümü nedeniyle açılan 50.Yıl Marşı Güfte Yarışmasında birincilik kazanan şiirini N. Kâzım Akses besteledi. Seçme şiirleri, on iki yıl öğretmenlik yaptığı İstanbul Özel Alman Lisesi tarafından, Almanca çevirileri ile birlikte yayımlandı (1993).

1965’te Deniz Harp Okulu Marşı, 1973’te 50. Yıl Marşı, 1981’de Atatürk’ün yüzüncü doğum yılı nedeniyle açılan 100. Yıl Marşı, 1998’de 75. Yıl Marşı eserleri ile birincilik ödülleri kazandı. Şiirleri nedeniyle 2000 yılında Fırat Üniversitesince kendisine fahri doktorluk unvanı verildi. İLESAM üyesidir.

Bekir Sıtkı Erdoğan 24 Ağustos 2014 tarihinde İstanbul’da tedavi gördüğü GATA Eğitim Araştırma Hastanesinde, 88 yaşında hayata veda etti. İsteği üzerine doğum yeri olan Karaman’a getirilerek Şehir mezarlığına defnedildi.

Eserleri

  • Bir Yağmur Başladı (1949-1957)
  • Dostlar Başına (1965)
  • Kışlada Bahar (1970) 

Hancı

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş...
Aman karanlığı görmesin gözüm!
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş.
Sıla burcu burcu... ille ocağım!..
Çoluk çocuk hasretinde kucağım...
Sana her şeyimi anlatacağım,
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş.

Güç bela bir bilet aldım gişeden;
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan!
Hancı n'olur, elindeki şişeden,
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş!

Ben o gece, hem ağladım, hem içtim,
İki gün, diyardan diyara uçtum...
Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim;
Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş...

Garibim; her taraf bana yabancı,
Dertliyim; çekinme, doldur be hancı!
İlk önce kımıldar hafif bir sancı;
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş...

Bende bir resmi var, yarısı yırtık,
On yıldır evimin kapısı örtük!
Garip, bir de sarhoş oldu mu artık;
Bütün sırlarını der yavaş yavaş...

İşte hancı! ben, her zaman böyleyim,
Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim...
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim,
Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş...

DEĞERLENDİRME 3.0

İçeriği Nasıl Buldunuz?

Captcha